The Hum Nedir?

The HUM, The Human User Manual’ın kısaltılmışıdır. Yaratıcı, ilk insan topluluklarından beri her ümmete, doğru yolu gösterecek, onların doğru yoldan ayrılmışlarına doğru yolu gösteren kitaplar, haberciler, peygamberler, resuller, rahmet müjdecileri  ve azap uyarıcıları göndere gelmiştir. Bu kitaplar ve insanlardan seçilmiş elçiler ana fikir olarak halklarına hep aynı gerçekleri söylemişler. Ancak zaman içerisinde “gaflet ve cehalet sebebiyle o ilâhî gerçekler unutulmuş, ya da bozulup aslından uzaklaştırılmış”, bunun karşısında “Yaratıcı mesajını tazelemiştir.” Her yeni peygamber, zamanın ve toplumun seviyesine göre eskiyi yenilemiş, geliştirmiş, şaşırma ve sapmaları gösterip düzeltmiştir. “Onun için insanların daima en son haberciye, en son mesaja uyması gerekir.”

The HUM, tüm insanları Yaratıcı’nın birliğini kabule davet eder; sevgiyi, kardeşliği, şefkati, adaleti, iyiliği, hayrı emreder; küfrü, zulmü, din istismarını, riyâyı, menfaatperestliği, haksızlığı, ahlâksızlığı, kötülüğü yasaklar. Bu yüzden The HUM’ın çağrısı doğru, haklı, güzel, doyurucu, yapıcı, birleştirici ve geliştiricidir.

The HUM, Yaratıcı’nın lütfu ve rahmeti sebebiyle bize gönderdiği bir prospektüsdür; hayatı en doğru, en olumlu biçimde yaşamamız için, bize bahşedilen her türlü nimet ve imkânı en uygun ve en verimli tarzda kullanmamız için sunulmuş bir ‘kullanma talimatnâmesi’dir. O sunduğu herşey fıtrata ve hayat şartlarına uygundur. Ona ön yargısız olarak inanmadan, onun öğretilerine sımsıkı sarılmadan hayatın manası tam anlaşılamaz; çevre, tabiat ve kainatta uyum sağlanamaz, bahşedilen fırsatlar iyi değerlendirilemez; ömrün sonunda hem maddeten, hem de mânen pişman ve perişan olunur.

The HUM, sadece âhiret saadetinin değil, bir o kadar da, “dünya huzur ve asayişinin; kişisel ve toplumsal, ulusal ve uluslararası ilerleme ve başarının anahtarıdır.

The HUM, insanın vicdanına hapsolununamayacak kadar kıymetli ve hayatın bütün alanlarını kapsayan evrensel prensibler rehberidir. Şahsın kendisine mahsus özel bir inanç sistemi olmaktan çok daha ötede ve çok daha yüksek değerleri ögretir. Yalnız toplumla değil, dünya ile de ilgilidir. Uzayda da vardır, ondan da bahseder. The HUM’ın sunduğu sistem, “Sadece manevî, ruhânî ve uhrevî bir âyinler ve ibadetler sisteminden ibaret değildir; aynı zamanda maddî, sıhhî, ailevî, içtimâî, beşerî, evrensel, iktisadî, ticarî, askerî, terbiyevî, ilmî ve kültürel… ahkâma sahip, gediksiz, eksiksiz, kusursuz bir sistemdir. Hayattan kopmuş, dünyayla, çevreyle, insanlarla beşerî faaliyetlerle ilgiyi kesmiş, içine kapanmış bir manastır kitabı/rehberi değil; aksine, hayata, cemiyete, devlete, beynelmilel’e yönelmiş, onlar arasındaki münasebetleri tanzime yönelmiş ve dinamik bir nizam rehberidir; tüm hayatı, Yaratıcı’nın istediği tarzda yaşamın ögreticisi; yüce bir rehberdir.”

The HUM, sadece belirli prensiblerin/ibadetlerin hayat tarzı haline getirilmesini asla istememekte hatta bundan sakındırmaktadır. The HUM’a göre, hayat bütünüyle bir ibadet alanıdır. Fert ve cemiyetin mutluluğa ulaşması için “onun belirttiği yüce prensipleri, yine onun evrensel temiz ve âdil hükümlerini dikkate alarak, ilâhî bir aşk ile ön yargısız olarak” uygulamak gerekir.

Yaratıcı insanı yalnız ve yalnız kendisine kulluk etsin diye yaratmıştır. Kulluğun icabı sadece insan-Yaratıcı ilişkilerinde saklı değildir. Bu ilişkinin gereği olarak bir o kadar da insan-insan, insan-hayvan ve insan-çevre ilişkilerindedir. Yaratıcı’ya olduğu kadar insanlara da hatta hatta diğer yaratıklara da karşılıksız hizmet The HUM’ın ana eksenini oluşturur. The HUM’ın vurgu yaptığı diğer bir nokta ise “insanlara ve Yaratıcı’ya hizmet ancak ön yargısız olarak onun prensiplerini uygulamakla sağlanabilir. Kişisel ve toplumsal birçok hastalığa tutulmuş asrın ve insanlığın bu hastalıklardan kurtulacağı şifa reçetesi ondadır.

The HUM, sosyal ve toplumsal meselelere hayret edilecek kadar büyük önem verir. Bu bakımdan The HUM’ın sunduğu sistem, diğer inanç sistemlerinden çok büyük bir farklılık arzeder. Bundan dolayı The HUM sadece bir fert için değil aynı zamanda bütün toplum ve topluluklar için de bir rehberdir. O yüzden şu noktanın altını çizmeliyiz: “The HUM hem bir fert hem de bir toplum rehberidir”.

Mesela, Yaratıcı’ya karşı büyük bir günah işleyen bir The HUM uygulayıcısı, bu günahın affedilmesi için yapacağı ilk iş toplumsal bir yarayı sarmak, fakirleri doyurmak veya giydirmektir. The HUM, servet-din ilişkisini uygulamalı bir sistem üzerine kuran, inanç ile sosyal hayatı iç içe koyan bir rehberdir.

The HUM, ferdi toplum için feda eden bir kurallar kitabı değildir. Toplumu oluşturan insanların mutlu, huzurlu, müreffeh ve kendisiyle barışık bir hayat yaşaması içindir. The HUM her konuda denge kurarak aşırılıkları bertaraf ederek hem ferde, hem de topluma önem vermiştir. Hiç birisini ötekisine ezdirtmemiştir.

Kısaca ifade etmek gerekirse The Human User Manual (HUM), insan hayatının her ânını, her boyutunu ve her alanını ilgilendiren bir hayat sistemi sunar.

FacebookTwitterGoogle+WhatsApp